Yas ve Depresyon Arasındaki 14 Fark

Yas ve Depresyon Arasındaki 14 FarkYas ve depresyon, birbirine çok benzemekle birlikte farklı deneyimlerdir.

Bu ikisi arasındaki farklılıkları bilmek, yaşadığınızın hangisi olduğunu bilmek aynı zamanda size yaşadıklarınızla nasıl başa çıkabileceğiniz konusunda da ipucu verecektir.

Yas varsa depresyon yoktur anlayışı artık yerini yeni bir perspektife bıraktı.

Eskiden depresyon teşhisi konulabilmesi için yas’ın dışlanması, yani olmaması gerekiyordu.

Şimdi ise yas ve depresyonun birlikte, aynı anda var olabileceği görüşü ön plana çıktı.

Ayrıca artık yas’ın da tıpkı diğer stresli deneyimlerde olduğu gibi depresyonu tetikleyebileceği kabul edilmektedir.

Zaten bu kadar iç içe geçmiş bir durum olduğu için yas ve depresyon arasındaki farklılıklar hakkında bir yazı hazırlama ihtiyacı ortaya çıktı.

Sevilen bir kişinin kaybından 1 yıl sonra hala devam eden yas için ‘Uzamış Yas Bozukluğu’ terimi kullanılmaktadır.

Uzamış Yas Bozukluğu BelirtileriUzamış Yas Bozukluğu Belirtileri

  1. Yoğun duygusal acı
  2. Kaybedilen sevilene duyulan özlem
  3. Kayıpla meşgul olan düşünceler
  4. Kişinin kimlik duygusunda bozulma
  5. Duygusal uyuşukluk
  6. Kaybı hatırlatanlardan kaçınma

 Yas ve Depresyon Arasındaki 4 BenzerlikYas ve Depresyon Arasındaki 4 Benzerlik

  1. Yoğun üzüntü
  2. Uykusuzluk
  3. İştahsızlık
  4. Kilo kaybı

Yas ve depresyon arasındaki 14 fark isimli yayınımı aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Yas ve Depresyon Arasındaki 14 FarkYas ve Depresyon Arasındaki 14 Fark

  1. Yas tutan kişinin net bir kaybı (ölüm, ayrılık vb.) varken depresyondaki birisi için bir kayıp söz konusu olmayabilir. Depresyon yaşayan bir kişi herhangi bir kaybı olmaksızın keder içinde olabilir.
  2. Yas tutan kişinin düşüncelerinin odağında kaybettiği kişi vardır. Depresyondaki kişinin odağı ise kendisidir. Kendi değersizliği, suçluluğu vb. duygular söz konusudur.
  3. Yas tutan kişide zevk aldığı aktivitelerde dalgalanma, ini-çıkışlar söz konusudur. Depresyondaki birisi içinse herhangi bir şeyden zevk alabilmek söz konusu değildir.
  4. Yas tutan kişinin özgüveni ve kendine olan saygısı vardır. Depresyonda olan kişi için böyle bir şey ne yazık ki söyleyemeyiz.
  5. Yas tutan kişide belirgin fiziksel belirtiler de mevcuttur. Depresyonda ise daha çok işlevsel kayıplar (gündelik işleri yapma konusunda yetersizlik, isteksizlik vb.) söz konusudur.
  6. Yas, zamanla azalma eğilimindeyken depresyonda böyle bir durum söz konusu değildir. Depresyon daha yaygın ve kalıcı olan üzüntüyü kapsar.
  7. Yas tutan kişiler değişik duygular hissedebilmektedir. Bir gün iyi hissederken bir başka gün çok kederli olabilir. Depresyonda ise sabit duygular söz konusudur. Suçluluk, keder ve değersizlik gibi duygular sürekli tekrar eder durur.
  8. Yas tutan kişiye yakınları destek olduğunda yas tutan kişi nispeten kendini daha iyi hisseder. Depresyonda ise koşullar ne olursa olsun depresif belirtilerde azalma görülmez. Zaten depresyondaki birisi de kendisini olabildiğince izole eder.
  9. Yas tutan kişi kaybettiklerini özler ve tekrar görme isteğindedir. Depresyonda ise böylesi bir hasret söz konusu değildir. Tersine kimseyi görme isteği olmaz.
  10. Yas tutan kişi yoğun üzüntü yaşar. Depresyondaki bir kişi ise yoğun üzüntünün yanında boşluk ve mutsuzluk duyguları da yaşar.
  11. Yas’ta ölen kişiye katılma, onunla beraber olma hayalleri varken depresyondaki kişide intihar düşünceleri mevcuttur. Yas tutan kişi intihar düşüncesiyle değil sevdiğine kavuşma düşüncesindedir. Pek çok kişinin zaman zaman keşke ölsem de kurtulsam tarzında dile getirdiği bir duruma benzetebiliriz. Fakat depresyonda aktif bir intihar düşüncesi ve hatta planlaması bile mevcuttur.
  12. Yas tutan kişi suçluluk yaşamazken depresyondaki kişide yoğun suçluluk duyguları mevcuttur. Yas tutan kişi eğer suçluluk yaşıyorsa bu durum daha çok kaybedilen kişiyle yapılması istenen ve yapılamayan şeylerle ilgilidir.
  13. Yas tutan kişiler zaman zaman kaybedilen kişiyle ilgili bir şeyler görme veya duyma hissi yaşayabilirler. Depresyondaki kişide ise bu durum hissin ötesine geçer ve halüsinasyonlar görebilir. Duygulanım yoğunluğu arttıkça algılamada bozulmalar olur.
  14. Yas tutan kişide ilgili olaya aşırı derecede odaklanma varken depresyondaki kişide ise daha çok değersizlik duyguları hakimdir.

Yazımı çok uzatmamak için yas ve depresyonun tanımı dahil pek çok ilgili konuya değinmedim.

Amacım spesifik bir konuda sizlere bilgi vermek.

Bu yazıyla ilgili belirtmek istediklerinizi benimle paylaşmanızdan mutluluk duyarım.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Hakan Tokgöz

Klinik Psikolog – Konya

Yararlanılan Kaynaklar: 

https://www.verywellmind.com/grief-and-depression-1067237

https://www.mentalhelp.net/blogs/the-difference-between-grief-and-depression-the-dsm-v/

Grief vs. Depression: Similarities and Differences



Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Yas ve depresyon arasındaki en belirgin temel fark nedir?
Cevap: Yas sürecinde acının odağı dışsaldır, yani kaybedilen kişiye, ilişkiye veya duruma yöneliktir ve kişi zaman zaman güzel anıları hatırlayıp teselli bulabilir. Depresyonda ise acının odağı içseldir; birey dünyaya ve kendisine karşı genel bir ilgisizlik, boşluk, kalıcı bir mutsuzluk ve hiçbir şeyden keyif alamama (anhedoni) hali yaşar.

Soru 2: Benlik saygısı (öz değer) açısından yas ve depresyon nasıl ayrışır?
Cevap: Sağlıklı bir yas sürecinde kişi ne kadar büyük bir keder yaşarsa yaşasın, kendi öz değerini ve benlik saygısını genellikle korur. Depresyonda ise en tipik özelliklerden biri benlik saygısının yerle bir olmasıdır; kişi kendini yoğun bir şekilde değersiz hisseder, acımasızca suçlar ve derin bir yetersizlik duygusu barındırır.

Soru 3: Yaşanılan acı dalgalanmalar gösteriyorsa bu durum yasa mı yoksa depresyona mı işaret eder?
Cevap: Bu durum yas sürecine işaret eder. Yas, dalgalı bir seyir izler; kişi bir an yoğun bir ağlama krizi yaşarken, kısa bir süre sonra sevdiği bir anıyı gülerek anlatabilir. Klinik depresyonda ise duygu durumundaki bu dalgalanmalar çok nadirdir; kasvetli, ağır ve çökkün ruh hali gün boyu ve haftalarca neredeyse hiç değişmeden sabit kalır.

Soru 4: Doğal bir yas sürecinin klinik depresyona dönüştüğü nasıl anlaşılır ve ne yapılmalıdır?
Cevap: Kaybın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen kederin şiddeti hiç azalmıyorsa, kişinin günlük işlevselliği tamamen durmuşsa, yoğun suçluluk ve değersizlik hisleri eşlik ediyorsa yas süreci depresyona evrilmiş olabilir. Bu durumda, zihindeki tıkanıklıkları açan EMDR, bilişsel davranışçı terapi veya hipnoterapi gibi derinlikli klinik psikoloji yöntemlerinden destek almak sürecin sağlıklı bir şekilde çözülmesini sağlar.



Yorum yaz

Tel

Hakan TOKGÖZ