Anksiyete Terapisi

Anksiyete Terapisi kitabının editörlüğünü Walton T. Roth, genel editörlüğünü ise İrvin D. Yalom yapmıştır. Elimde Prestij yayınları Ekim 2014, 3. Baskısı bulunmaktadır. Toplam 326 sayfa olan kitabın 9 bölümü bulunmaktadır. Her bölüm sonunda ilgili kaynaklar belirtilmiştir. Kitabın çevirisini Uzman Psikolojik Danışman Bengü Büyükdere yapmıştır. Kitabın her bölümünü farklı isimler yazmıştır. Toplamda 17 yazar bu kitaba katkıda bulunmuştur. Kitabın önsöz bölümünü Yalom, Giriş bölümünü ise Roth yazmıştır. Şimdi kitabın bölümlerini kısaca değerlendirelim.

  1. Bölüm: Tanısal Değerlendirme

Anksiyete TerapisiBu bölümü Silvia Schneider ve Martina Ruhmland yazmış. Anksiyete bozukluklarının sınıflandırılması hakkında bilgiler bulunmaktadır. Agorafobisiz panik bozukluk ve agorafobinin eşlik ettiği panik bozukluk hakkında bilgilerle başlayan bölüm panik atak geçmişi olmadan agorafobiden de bahsetmektedir. Özgül fobi, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluk, post-travmatik stres bozukluğu, akut stres bozukluğu ve yaygın anksiyete bozukluğu hakkında bilgilerle bölüm devam etmektedir. Tanısal prosedürlere değinilen bölümde ayrıca panik bozukluğunun ayırıcı tanısı hakkında bilgiler tablo halinde verilmiştir. Bu tablo 2,5 sayfa yer kaplamakta ve pratik bilgiler içermektedir. Bölüm tablolarla devam etmekte; Anksiyete bozuklukları için klinik ölçekler tablosunda 17 tane ölçek ismi belirtilmiştir. Ayrıca anksiyete bozuklukları için günlükler hakkında da 1 sayfalık tablo bulunmaktadır. Anksiyete atağı günlüğü ve diğer tablolarla bölüm bitmektedir. Bu bölümde 22 farklı kaynaktan yararlanılmıştır.

  1. Bölüm: Maruz Bırakma Teknikleri

Brunna Turschen ve Wolfgang Fiegenbaum tarafından yazılan bu bölümde örümcek korkusu yaşayan bir kadından ve panik atak yaşayan bir erkekten bahsetmektedir. Kısaca tedavinin aşamaları hakkında bilgi verildikten sonra maruz kalma terapisinin yoğun aşamasından bahsedilmektedir. Direk yüzleştirme ve uzamış, tekrarlı maruz bırakma hakkında bilgilerin ardından tepkilerin engellenmesi konularına değinilmektedir. Akabinde terapide motivasyonu artırmak için stratejik bilgiler verilmektedir. Maruz kalma terapisinin değerlendirmesi hakkında verilen bilgilerle bu bölüm bitmektedir. Bu bölümde toplam farklı kaynaktan yararlanılmış.

  1. Bilişsel Terapi Teknikleri

Stefan G. Hofmann ve Patricia Marten Dibartolo tarafından yazılan bu bölümde Bilişsel Davranışçı Terapinin prensiplerinden bahsedilmektedir. Anksiyetenin üç bileşenli modeli hakkında bilgilerin ardından terapötik süreç konusuna değinilmektedir. Terapötik süreci aşamalar halinde ele alan bölümde 6 aşamadan bahsedilmektedir.

  1. İyi bir terapötik ilişki kurmak
  2. Problem odağı
  3. İrrasyonel düşünceleri tanımlamak
  4. İrrasyonel düşüncelere meydan okumak
  5. Geçerliliği sınamak
  6. İrrasyonel düşünceleri rasyonel düşüncelerle değiştirmek ve geribildirim temin etmek

Aynı zamanda bu bölümde otomatik düşünceleri izlemek adında bir tablo bulunmaktadır. Ayrıca Bilişsel davranışçı terapinin ortak zorlukları başlığı altında katastrofik anksiyete, gerçekçi anksiyete ve iç görünün eksikliği konuları işlenmektedir. Bu bölüm bilişsel davranışçı terapinin etkinliği konusunda verilen bilgilerle sona ermektedir. Toplam farklı kaynaktan yararlanılmış.

  1. Progresif Relaksasyon (Kademeli Gevşeme)

Bu bölümün yazarları Paul Lehrer ve Richard Carr. Özellikle anksiyete bozukluğu sorunu yaşayanların mutlaka okuması gereken bir bölümdeyiz. Progresif relaksasyonun ne kadar önemli olduğunu okuyarak değil, deneyimleyerek daha iyi anlayabiliriz. Bu nedenle kitabın bu bölümünde kademeli gevşeme hakkında ciddi bilgiler bulunmaktadır. Adım adım kademeli gevşemeyi nasıl yapacağımız konusunda ciddi bilgiler bulunmaktadır. Toplam 8 oturum halinde gevşemenin öğrenilmesi konusu işlenmiş ve önemli bilgiler verilmiş. Tekrar edeyim; anksiyete sorunu yaşayanların faydalanacağı bir bölümdeyiz. Danışana bu yöntemi öğretmek amacıyla bu bölümde bilgiler biraz daha detaylı yazılmış. Toplamda farklı kaynaktan yararlanılmış.

  1. Otojenik Eğitim

Wolfgang Linden ve Joseph W. Lenz tarafından yazılan bu bölümde de anksiyete sorunu yaşayanlar için Otojenik gevşeme üzerine önemli bilgiler bulunmaktadır. Otojenik gevşeme nedir, nasıl işe yarıyor? sorularının  cevabını bu bölümde okuyabilirsiniz. Toplam 6 aşamada gerekli egzersizleri öğrenebileceğiniz bu bölümde aynı zamanda otojenik eğitimin anksiyete bozukluğunun tedavisinde kullanımı hakkında bilgiler de bulabileceksiniz. Yaygın anksiyete bozukluğu, fobiler ve panik bozukluğu hakkında bilgileri vaka örnekleriyle birlikte bulabilirsiniz. Bu bölümde 12 kaynaktan yararlanılmış.

  1. Psikodinamik Terapiler

Kitabın bu bölümüne kadar davranışçı ve bilişsel perspektiften anksiyete bozuklukları değerlendirilmiş. Bu bölümde ise psikodinamik terapiler Richard Almond’un kaleminden ele alınmış. Burada psikodinamik perspektiften bir anksiyete tanımı yapılmakta. Yine aynı bağlamda anksiyetenin sınıflandırılmasına değinilmektedir. Anksiyetenin dinamik kökenler başlığında; Sinyal Anksiyetesi ve travmatik anksiyete konularında bilgiler verilmektedir. Anksiyetenin gelişim aşamaları başlığında ise parçalanma anksiyetesi, ayrılık anksiyetesi ve nevrotik anksiyete tanımları yapılmakta ve bol vaka örnekleri verilmektedir. Bu bölümün sonunda okunması gereken kaynak belirtilmektedir.

  1. Tıbbi Tedavinin Rolü

Matig R. Mavissakalian ve Martin T. Ryan tarafından yazılan bu bölümde anksiyete bozukluklarında tıbbi tedavinin etkinliği konusu ele alınmaktadır. Anksiyolitik ilaçlar ve bu ilaçların bağımlılık potansiyelleri tablo halinde sunulmuş. Antidepresan ilaçlar ve bu ilaçların çalışma mekanizmaları hakkında bilgileri bu bölümde okuyabilirsiniz. Ayrıca anksiyolitikler ve antidepresanların karşılaştırılması hakkında bilgiler tablo halinde verilmiş. Ayrıca kısaca SSRI olarak bilinen Selektif Serotonin Gerialım İnhibitörlerine de değinilmiştir. Tedavi aşamaları bölümünde ilaçların davranışçı terapilerle entegrasyonu hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca çeşitli anksiyete bozukluklarının kıyaslamalaı tedavileri hakkında bilgiler tablo halinde sunulmuştur. Toplam 26 kaynaktan faydalanılmış.

  1. Agorafobinin Eşlik Ettiği Panik Bozukluğu İçin Bir Bilişsel Davranışçı Tedavi Paketi

Bu bölüm Frank Willhelm ve Jürgen Margraf tarafından yazılmış. Toplam 15 oturum şeklinde planlanan bir tedavi paketinin aşama aşama ilerlemesi anlatılmaktadır. Ayrıca panik atakların psikofizyolojik modelinin şematik temsilini tablo halinde bu bölümde bulabilirsiniz. Bir başka tabloda panik atağın kısır döngüsünü görebilirsiniz. Ayrıca bu bölümde – ilk bakışta size garip gelebilir- anksiyete semptomlarını provoke etmenin alternatif yollarını da okuyabilirsiniz. Bölüm genel olarak bilişsel davranışçı terapi perspektifi ve terminolojisiyle konuyu izah etmektedir. Bu bölümde 7 tane kaynaktan yararlanılmış.

  1. Sosyal Anksiyete İçin Bir Bilişsel Davranışçı Tedavi Paketi

Bu bölümü Karin Gruber ve Richard G. Heimberg kaleme almış. Sosyal fobide kısır döngü konosuyla başlayan bölüm bir vaka betimlemesiyle devam ediyor. Bilişsel davranışçı grup terapisinden bahsedilen bölümde bilişsel yeniden yapılandırma, maruz kalma simülasyonları ve ev ödevleri konusu işlenmektedir. Bu bölüm de tıpkı bir önceki bölüm gibi oturum oturum planlama belirtilmektedir. Bölümde 21 kaynaktan yararlanılmış.

Kitabın son bölümünde yazarlar hakkında birer paragraflık açıklamalar bulunmaktadır.

Genel olarak Anksiyete Terapisi kitabına baktığımda özellikle Bilişsel Davranışçı terapi uygulayan meslektaşlarımın faydalanacağı bir kitaptır diyebilirim. Fakat İrvin D. Yalom ismine çok takılmayalım derim. Çünkü Yalom okuyucuları bilmelidirler ki bu kitabın sadece editörlüğünü yapmıştır. Farketmişsinizdir ki bölüm yazarları arasında Yalom yok. Anksiyete bozukluğu sorunu yaşayanlar içinse özellikle bu kitabın 4. ve 5. Bölümleri bilgilendirici niteliktedir diyebilirim. Fakat yine de genel olarak bu kitap uzmanlara hitap etmektedir.

Yazımla ilgili olumlu veya olumsuz görüşlerinizi benimle paylaşmanız beni mutlu eder.

Hakan Tokgöz

Klinik Psikolog / Konya

05511116504

https://www.instagram.com/psikologhakantokgoz/


Klinik & Süreç Değerlendirmesi

“Anksiyete terapisi, sadece geçici bir rahatlama veya anlık bir sakinleşme süreci değildir; zihnin geleceğe yönelik kurguladığı ‘felaket senaryoları’ ile otonom sinir sisteminin verdiği ‘Savaş ya da Kaç’ alarmı arasındaki hatalı bağı koparma sürecidir. Kaygı bozukluğu yaşayan bireyler, belirsizliği bir tehdit olarak algılar ve kaçınma davranışlarıyla bu kısırdöngüyü beslerler. Klinik ortamda uygulanan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR gibi kanıta dayalı yaklaşımlar, danışanın hem düşünce şemalarını yeniden yapılandırır hem de bedensel duyumlarına karşı toleransını artırır. Terapinin nihai amacı, kaygıyı hayattan tamamen silmek değil, onu sinir sistemini felç etmeyecek sağlıklı ve yönetilebilir bir düzeye indirgemektir.”

Temel Klinik Odak:Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Sosyal Fobi, Panik Bozukluk, Belirsizlik İntoleransı
Terapi Metodolojisi:Bilişsel Yeniden Yapılandırma, Aşamalı Maruz Bırakma (Sistematik Duyarsızlaştırma) ve Somatik Regülasyon
Hedeflenen Kazanım:Psikolojik esneklik, kaçınma davranışlarının kırılması, içsel denetim odağının güçlenmesi

Bu Terapi Süreci Kimler İçin Uygundur?
Günlük yaşam kalitesini düşüren kronik endişelerden muzdarip olan, evham ve felaket senaryoları nedeniyle karar alma süreçlerinde tıkanan, kaygının getirdiği somatik belirtilerle (kas gerginliği, çarpıntı, uyku bozuklukları) baş etmekte zorlanan ve bu döngüyü bilimsel, kalıcı yöntemlerle aşmak isteyen bireyler için tasarlanmış profesyonel bir tedavi sürecidir.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Anksiyete (kaygı) terapisinde süreç nasıl işler ve ilk seanslarda ne yapılır?
Cevap: Anksiyete terapisi, danışanın güvende hissettiği bir klinik değerlendirme süreciyle başlar. İlk seanslarda, kaygının kişinin yaşamındaki tetikleyicileri, bedensel belirtileri (kalp çarpıntısı, nefes darlığı, kas gerginliği) ve zihinsel felaket senaryoları haritalandırılır. Ardından, danışanın ihtiyacına göre Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) veya EMDR gibi bilimsel yöntemleri içeren, tamamen kişiye özel bir tedavi planı yapılandırılır.

Soru 2: Kaygı bozukluğunun tedavisinde psikoterapi tek başına yeterli midir, yoksa mutlaka ilaç kullanmak gerekir mi?
Cevap: Hafif ve orta düzeydeki anksiyete bozukluklarında psikoterapi, kişinin kaygıyı yönetme becerilerini ve kök inançlarını kalıcı olarak değiştirdiği için tek başına son derece yeterli ve etkilidir. Ancak kaygı seviyesi danışanın günlük işlevselliğini, uykusunu veya terapiye odaklanma yetisini felç edecek kadar ağır düzeydeyse, psikiyatrik ilaç desteği ve psikoterapi eş zamanlı olarak yürütülebilir. Bu karar, klinik değerlendirme sonrası multidisipliner bir yaklaşımla belirlenir.

Soru 3: Anksiyete terapisi ne kadar sürer ve kesin çözüm sağlar mı?
Cevap: Terapinin süresi, anksiyetenin kronikliğine (ne kadar süredir devam ettiğine), yaygınlığına ve danışanın terapi içi pratikleri uygulama istikrarına bağlı olarak kişiden kişiye değişir. Genellikle EMDR ve BDT gibi kanıta dayalı yöntemlerle birkaç ay içinde semptomlarda belirgin bir rahatlama sağlanır. Terapi, kaygıyı hayatınızdan tamamen yok etmeyi değil (çünkü kaygı doğal bir duygudur), onun bir bozukluğa dönüşmesini engelleyerek kontrolü tamamen sizin elinize vermeyi hedefler ve bu anlamda kalıcı bir çözüm sunar.

Soru 4: Terapi sürecinde öğrenilen teknikler günlük hayattaki kaygı krizlerinde nasıl kullanılır?
Cevap: Anksiyete terapisi sadece seans odasıyla sınırlı değildir; danışana günlük hayatta kullanabileceği somut bir “kriz yönetim alet çantası” kazandırır. Seanslarda deneyimlenen diyafram nefesi, aşamalı kas gevşetme egzersizleri ve bilişsel yeniden yapılandırma (kaygılı düşünceyi rasyonel testlerden geçirme) teknikleri sayesinde danışan, seans dışında bir kaygı atağı yaşadığında kendi sinir sistemini nasıl sakinleştireceğini ve otonom sistemini nasıl regüle edeceğini çok iyi bilir.



Yorum yaz

Tel

Hakan TOKGÖZ